TRT'NİN TELEVİZYON YAYINCILIĞINA BAŞLAMASININ 50. YILI

2/1/2018

Türkiye'de televizyon yayıncılığı 31 Ocak 1968 tarihinde başladı. Üzerinden tam yarım asır geçti.

TRT'NİN TELEVİZYON YAYINCILIĞINA BAŞLAMASININ 50. YILI

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) 31 Ocak 1968'de başlayan televizyon yayıncılığının 50. yılı, düzenlenen özel etkinlikte kutlandı.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ile Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'ın yanı sıra birçok davetlinin katıldığı gece, Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.

TRT Genel Müdürü İbrahim Eren, etkinlikteki konuşmasına, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne Zeytindalı Harekatı'nda muvaffakiyet, şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, gazilere ise şifa dileklerini ileterek başladı.

TRT'nin ilk televizyon yayınlarını, Ankara Mithatpaşa Caddesinde bir binanın bodrum katında yaptığına işaret eden Eren, ilk yayınların haftada 3 gün, günde 3'er saat olduğunu söyledi.

Eren, yayına başlanan ilk günlerde programcı sayısının çok az, imkanların da yetersiz olduğunu belirterek, "İlk televizyoncularımız, ilk yapımcılarımız büyük bir özveriyle ve amatör bir ruhla zor şartlar altında başarılı yayınlara imza atıyorlardı. İlk yayınlar sadece Ankara'ya yapıldı. Zira o günkü teknolojiyle televizyon vericisinin kapsama alanı Türkiye yüz ölçümünün yüzde 1'i bile değildi. Kapsadığı nüfus ise yaklaşık 1 milyon civarındaydı." diye konuştu.

İstanbul Televizyonu'nun 1971'de faaliyete geçtiğine dikkati çeken İbrahim Eren, "Televizyonla birlikte alışkanlıklarımız da yavaş yavaş değişmeye başladı. Öyle ki renkli bir televizyon, bulunduğu eve prestij kazandırıyordu. Komşular akşam oturmalarına, beraber televizyon izlemeye davet edilir, televizyon olan evler, köy kahveleri akşamları hınca hınç dolardı. Televizyon dizileri ve kahramanları da komşu sohbetlerinin ana konusuydu." dedi.

- Dünyanın saygın markası olma yolunda

İbrahim Eren, aya ilk adım, 1972 Münih Olimpiyatları, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı gibi tarihi görüntülerin TRT'den yayınlandığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Milletimiz Türkiye'nin son 50 yılındaki siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmelerine ve dönüm noktalarına TRT ile şahitlik etti. Sadece Türkiye'deki gelişmeler değil, belki de son 50 yıllık insanlık tarihinin Türkiye perspektifindeki hafızası TRT'de oluşmuş durumda. Bu hafıza kanaatimce son derece önemli ve dikkatlice taşımamız gereken bir emanet. Çünkü ferdi ve içtimai olarak tekerrürden ibaret hayatlar yaşarken, güçlü bir hafızaya ihtiyaç duyulduğuna inanıyorum. Toplumsal hafıza sayesinde toplumsal kimlik kendini korur ve diri tutar."

TRT'nin, Türkiye'nin son 50 yıllık hafızası ve canlı şahidi olduğunu aktaran Eren, "50 yılda telgraf telleriyle ses ileten, antenle yayın yapan bir teknolojiden bugün dünyayı cebimize indiren yayıncılığı mobil hale getiren bir teknolojiye geldik. Bugün TRT 17 farklı uydudan 41 dilde izleyen ve dinleyenlerine ulaşıyor, 14 televizyon ve 14 radyo kanalıyla Türkiye'nin yanı sıra tüm dünyaya yayın yapıyor. Yakında bu televizyon kanallarımızın arasına TRT 2 de kültür sanat kanalı olarak yeniden katılacak inşallah. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, dünyadaki tüm teknolojik gelişmeleri kendine uyarlıyor ve medya sektöründe öncü bir marka haline gelmek için gece gündüz çalışıyor." ifadelerini kullandı.

İbrahim Eren, TRT'nin yayın politikasının merkezinde daima insan ve insan hikayeleri bulunduğunu söyleyerek, yayınlarında reyting kaygısı içerisinde olmadıklarının altını çizdi.

TRT'nin önceliğinin milli değerler ve ortak vicdan olduğuna vurgu yapan Eren, "TRT Türkiye'nin olduğu kadar artık dünyanın da saygın markalarından biri olma yolunda kararlı adımlarla ilerlemektedir. Bundan böyle de TRT ailesi olarak sorumluluklarımızın bilinciyle çok daha fazla çalışıp üretmeye devam edeceğiz. 'Kuruluş'tan 'Diriliş'e, 'Küçük Ağa'dan 'Mehmetçik Kut'ül Amare'ye bin yıllık bir medeniyetin, 50 yıllık televizyonculuk hikayesini büyük emeklerle dünden bugüne getirenleri, tüm çalışma arkadaşlarımı minnetle yad ediyorum." şeklinde konuştu.

- Dünden bugüne TRT

Türkiye'nin ilk televizyon spikeri Nuran Emren'in yaptığı konuşmayla açılan gecede, Ömer Hayri Uzun yönetimindeki TRT Korosu da sahne aldı. Etkinlikte, nostaljik görüntülerle hazırlanan ve TRT'nin 50 yılını özetleyen tanıtım filmleri gösterilirken, seslendirme ve tiyatro sanatçısı Mehmet Atay da TRT'nin belgesel yapımlarının serüvenini anlatan bir konuşma yaptı.

Erhan Güleryüz'ün bu geceye özel hazırlanan "50. Yıl" şarkısını seslendirdiği programda, komedyen Yavuz Seçkin, 5 yıl önce hayatını kaybeden gazeteci Mehmet Ali Birand taklidiyle 50 yılı özetleyen haberleri sundu.

Etkinlikte, TRT'nin en eski sunucularından Orhan Ayhan, birçok ilke imza attığı televizyon ekranlarında yaşadıklarını davetlilerle paylaşırken, oyuncu Mehmet Çevik de şarkı söyleyen TRT Çocuk Korosu eşliğinde kısa bir gösteri yaptı.

TRT oyuncuları, programcıları ve çalışanlarının yanı sıra gazeteciler, siyaset ve spor camiasından isimlerin katıldığı gece, toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

DİĞER HABERLER